| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )
aşikar bırakın da çalışalım BİR (  1  )    İHRACAAT DOLARINDAN
SAĞLANAN TOPLAM GELİR"kendinize âid olanı inkâr ederseniz birileri size karşı kullanır. " bila kayd u şard lobudlar_devriliyor
1 "nükleer doğan’ın sabıkalı ortakları" etiketi kullanan gönderi "nükleer doğan’ın sabıkalı ortakları" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar
 
Sep
18
    

 

Nükleer Doğan’ın sabıkalı ortakları

Taraf İBRAHİM GÜNEL - Istanbul - 18.09.2008
 
 

 

Nükleer Doğan’ın sabıkalı ortakları

Akkuyu Nükleer Santralı ihalesine uluslararası bir konsorsiyumla girmeye hazırlanan Aydın Doğan’ın Belçikalı ortağı hakkında, Milliyet gazetesi Tekirdağ’daki doğalgaz santralında usulsüz fatura kestiği iddiasıyla haber yapmış

 

Aydın Doğan’ın 24 eylülde Akkuyu Nükleer Santrali ihalesine birlikte gireceğini açıkladığı uluslararası UDA konsorsiyum ortaklarından Belçikalı Unit Investment NV’nin daha önce Trakya’da işlettiği Unimar Doğalgaz Çevrim Santralı’nın maliyetini yüksel-temek için fatura kestiği ve haksız vergi indiriminden yararlandığı ortaya çıktı. Üstelik bu haber Doğan’ın ‘amiral gemisi’ olan Milliyet gazetesinin 5 Mayıs 2004 tarihli sayısında, Nedim Şener imzalı ‘Unimar’da fatura devlete çıkıyor’ başlıklı haberde yer aldı. Haberde, Maliye Bakanlığı hesap uzmanlarının, yap-işlet-devret modeliye yapılan Unimar Enerji Yatırımları AŞ’nin üç yabancı ortağının aynı gün 31.2 milyon dolarlık fatura keserek, santralın maliyetini yükselttiğini saptadığı belirtildi. Haberde, kuruluş ve örgütlenme giderlerini ortaklarından aldığı fatura ile muhasebeleştiren şirketin, bu harcamaları, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na satılan elektrik fiyatına yansıttığı, haksız yatırım indirimi yoluyla da vergi matrahından düştüğünün saptandığı yer aldı.

YATIRIM İNDİRİMİ ALDI •
Unimar Enerji AŞ, Japon Marubeni, Britanyalı National Power ve Belçikalı Unit Investment ortaklığı ile 12 Haziran 1999’da faaliyete geçti. Tekirdağ’da kurulan doğalgaz çevrim santralı için Enerji Bakanlığı’yla yatırım artı kâr üzerinden sözleşme imzalandı. Hesap Uzmanları Kurulu’nun 25 Eylül 2003’te hazırladığı rapora göre, kesilen faturalarla Unimar’ın maliyetleri artış gösterdi. Toplam 31 milyon 250 bin dolar olan bu faturalar ‘kuruluş ve örgütlenme gideri’ adı altında muhasebeleştirilirken, yasaya aykırı biçimde yatırım indirimi yoluyla vergi matrahından düşüldüğü belirlendi. Unimar’ın üç yabancı ortağının 14 faturayı 30 Ocak 1997’de kestiğini de saptadı. Bu faturaların yanı sıra ortakların 1997, 1998 ve 1999’da kastiği, maliyetleri artıran toplam 3.7 milyon dolarlık faturanın da yatırım indirimi kapsamında vergi matrahından düşülmeyeceğini belirledi. Fazladan yatırım indiriminden yararlandığı gerekçesiyle Unimar için o zaman 12 trilyon lira vergi, ceza ve gecikme faizi hesaplandı. Şirket Maliye Bakanlığı Uzlaşma Komisyonu’na başvurdu ve 1 trilyon lirada anlaştı.
Öte yandan, Aydın Doğan’ın 20 Ağustos 2008’de tüm gazetelerinde “Nükleerde dev anlaşma” olarak duyurduğu Kanadalı ortağı Bruce Power ise Ontroio Hükümeti’nin özelleştirdiği Otorio Gölü kıyısında bulunan dörder reaktörlük Bruce A ve Bruce B santrallarını çalıştırıyor. Yani, nükleer reaktör üreticisi bir şirket değil. Şirketin işlettiği ağırsulu CANDU 6 rekatörleri ise devlet şirketi olan ve federal hükemete 26 milyar dolar borcu olan Atomic Energy of Canada Limited (AECL) tarafından üretilmiş durumda. AECL ayrıca Akkuyu Nükleer santral ihalesine katılacağını açıklamıştı.
Bruce Powver, Kanada’nın ilk özel nükleer enerji üreticisi ama bu iki santral da şirkete ihale yapılmadan Ontorio Hükümeti tarafından verilmiş. Bruce A Santralı’nın dört ünitesinini oluşturan reaktörler ise eskimiş durumda ve yenilenmesi gerekiyor. İhale şartnamesine göre, Bruce A’nın birinci ile ikinci ünitesinin yenilenme çalışmaları ve yeniden üretilme başlaması ise sırasıyla 2009, 2010. Bruce A’nın üçüncü ünitesinin yenileme hedefi ise 2010 veya 2011. Dördüncü ünitede ise buhar jenaratörü arızası var ve bu tamir edilip 2007’de devreye alınmış.
Bruce Power’ın Ontorio Hükümeti ile yaptığı devir anlaşması da hayli ilginç. Eğer yenileme çalışmaları şirket sermayesinin yüzde 25-75’ini aşarsa, ekstra maliyetler yerel hükümet kuruluşu olan Ontorio Elektrik İdaresi tarafından karşılanacak. Örneğin üçüncü üneitedeki yenileme çalışması şirket sermayesinin yüzde 100’ünü aşarsa yani 200 milyon doların üzerine çıkarsa, yine yerel hükümet tarafından karşılanacak. Ayrıca şirket, yenileme çalışmalarında hedeflenen tarihleri aşsa bile hiçbir gecikme cezası ödemeyecek. Yalnız şirket, yine Kanada’nın en büyük kömürle çalışan termik santralını da işletiyor ama bunu ihaleyle almış ve bu tür destekler alamamış. 

ÇALIŞMA İZNİ ALAMADI •
Öte yandan, şirketin işlettiği CANDU 6 tipi reaktörler, 11 Eylül saldırılarından sonra Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın yayımladığı güvenlik kriterlerinden olan uçak çarpmasına karşı dayanıklılığı karşılamıyor. Bu yüzden de Kanada oteritelerinden çalışma lisansı alamadı. Yani, eski yapılanlar çalışıyor ama yenisinin Kanada’da kurulmasına izin verilmiyor. Nitekim reaktör üretcisi AECL’in yetkilileri de 1000 megavatlık kurulu güçte üçüncü nesil Advanced CANDU 1000’i geliştirme çalışmalarını yürüttüklerini açıklamış durumda.
Bruce Power’ın çalıştırdığı Bruce B Santralı’nda 11 Eylül 2004 tarihinde kaza meydana geldi. Herhangi bir radyoaktif sızıntı veya kaza anında negatif basınç yaratılarak radyoaktif izotopları toplayan vakum binasının içerisi bu materyallerle doldu. Burce B’nin dört ünitesi de kapatıldı.

İLGİNÇ ORTAKLIK • Bruce Power’ın ortakları da hayli ilginç. Bruce Power’ın en büyük ortağı, şirket sermayesinin yüzde 31.6’sına sahip Cameco. Cameco, dünya üretiminin yüzde 21’ini sağlayan en büyük uranyum üretecisi. Kanadalı şirketin, 1975’ten beri işlettiği Rabbit Lake Madeni’nin radyoaktif atıklarını Wollaston Gölü’ne döktüğü saptandı. Onlarca yıldır bölgede yaşayan yerel halkın ve kızılderililerin protesto ettiği bu olay, Kanada Federal Radyasyondan Korunma Bürosu kayıtlarına da geçti. Büro, bölgede kabul edilemez yükseklikte radyasyon saptadı. Yine 1989’un kasımında 2 milyon litrelik radyoaktif ve kanserojen sıvı atığın, şirket tarafından Walloston Gölü’ne ulaşan Collins Deresi’ne döktüğü tespit edildi. Şirket, o güne kadar en yüksek ceza olan 1 milyon Kanada doları ceza öderken sorumlulara da üç yıl hapis cezası verilmişti.