Taarruz emrini emekliler verdi
18 Şubat 2008'de bir panelde buluşan emekli savcılar Kanadoğlu ve Savaş ile emekli orgeneral Eruygur ve Mümtaz Soysal, AK Parti'ye karşı başlatılan yargı sürecinin startını veren konuşmalara imza attı.
ANKARA
Cumhurbaşkanı
seçiminde Meclis Genel Kurulu'nda 367 milletvekilinin olması
gerektiğine ilişkin fikrin mimarı olan Yargıtay Cumhuriyet eski
Başsavcısı
Sabih Kanadoğlu'nun aylar öncesinden yaptığı öngörülerin bir bir gerçekleştiği ortaya çıktı. Kanadoğlu, 18 Şubat 2008 günü Başkent
Üniversitesi'nde Jandarma eski Genel Komutanı emekli Orgeneral Şener Eruygur, Prof. Dr. Mümtaz Soysal ve eski Başsavcı Savcı Vural Savaş ile
katıldığı panelde, yargının en etkili biçimde, bir “silah” olarak kullanılması gerektiğini söylemişti.
PANEL MİLAD OLDU
Atatürkçü Düşünce Derneği tarafından düzenlenen “2008 Türkiye'sinde olaylar ve yorumlar” konulu panelde, önceki gün yayınlanan ve hükümeti
hedef alan Yargıtay Başkanlar Kurulu bildirisinin ilk işaretleri verilmişti. Bu panelden sadece bir ay sonra, 14 Mart'ta AK Parti hakkında kapatma
davası açıldı. Yargıtay Başkanlar Kurulu'nun hükümete karşı yayınladığı bildiride de, panelde ifade edildiği gibi “yargının siyasi iktidara karşı muhalif
bir odak ve bir silah olarak kullanılmasının” örnekleri gösterildi.
ARTIK TARRUZA GEÇELİM
Yargıtay Cumhuriyet eski Başsavcısı Sabih Kanadoğlu, konuşmasında laikliğin ve cumhuriyet ilkelerinin tehlike altında olduğunu belirterek, ,“yargının bir silah olarak kullanılması gerektiğini” belirtmişti.
Soysal ise, yargı üzerinden “bir büyük taarruz” başlatılmasını önererek, “Şimdi bunlar hukukun ırzına geçmek üzereyken hakkın savunucusu biz
olduk. Bunlarla haklı olarak vuruşacağız ve sonunda kazanacağız. Büyük taarruz başlayacak. Bir büyük tehlike ile karşı karşıyayız ve bu yüzden
seferberlik ilan edilmelidir” diyordu.
Sabih Kanadoğlu:
Hükümet ülkeyi dinci diktaya götürüyor. Buna karşı yargının bir silah olarak kullanılması gerekiyor. Yargı laiklik ve cumhuriyetin korunmasında en etkili silahtır.
Şener Eruygur:
Kusura bakmayın, hepsine sonuna kadar katıldığım bu sözleri alkışlayamıyorum. Çünkü ben alkışlayınca, bu durum 'darbe çağrısı' olarak nitelendiriliyor.
Vural Savaş:
Ben olsam hemen açardım davayı. Çünkü beklenildikçe riske gi-riliyor. Görev süresi bitecek olan üyelerin yerine hükümetin zihniyetinde kişiler atanır, böylece iş işten geçmiş olur.
Mümtaz Soysal:
Bunlarla haklı olarak vuruşacağız ve sonunda kazanacağız. Büyük taarruz başlayacak. Bir büyük tehlike ile karşı karşıyayız ve bu yüzden seferberlik ilan edilmelidir.
23.05.2008
"kendinize âid olanı inkâr ederseniz birileri size karşı kullanır. "

