| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )
aşikar bırakın da çalışalım BİR (  1  )    İHRACAAT DOLARINDAN
SAĞLANAN TOPLAM GELİR"kendinize âid olanı inkâr ederseniz birileri size karşı kullanır. " bila kayd u şard lobudlar_devriliyor
Yazılar arşiv 08.2008 Other entries in 2008-08 resimler , videolar
 
Aug
21
    

 

 

Takdimi durdurarak sorular ile açtık. Aklımızda hep uyutuluyor muyduk endişesi vardı.

II. Başkan (Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral İlker

Başbuğ-Nokta) güvenilecek bir general değildi. Kendi yararını ülke yararı üzerinde tutuyordu.

Ve bize kesin cevaplar vermiyordu.

 

Başbuğ güvenilecek bir general değil

 

Bugün öğleden sonra Genelkurmay Başkanı bize verdiğimiz özel çalışmaya cevap olarak bir takdim yapacaklardı. Öğleden sonra Genkur'a gittik ve takdimi dinledik. Takdim benim tahminimden daha detaylı hazırlanmıştı. Önemli konular vardı. Biz komutanlar olarak taviz vermez bir tutum içerisine girecektik.

Takdimi durdurarak sorular ile açtık. Aklımızda hep uyutuluyor muyduk endişesi vardı. II. Başkan (Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ-Nokta) güvenilecek bir general değildi. Kendi yararını ülke yararı üzerinde tutuyordu. Ve bize kesin cevaplar vermiyordu.

Genelkurmay Başkanı dahil hepimiz bu hükümetin esas amacının dini bir devlet esası getirmek olduğunda hemfikir olmuş ve bugüne kadar olan eylemlerinin anayasaya aykırı ve hatta onu değiştirmek üzere planlandığını ama görünürde demokrasinin verdiği özgürlüklerden faydalandığını tesbit ettik.

(...) Bir ara laiklik tanımı üzerinde tartıştık. AKP ile bizim laiklik anlayışımızda fark vardı.

Ve bütün uyutmaca da buradan kaynaklanıyordu. Son olarak hepimize söz verdi.

Kara Kuvvetleri Komutanı

"Ben çok rahatsızım ve devlet elden gidiyor.

Bir an önce bir sıkıyönetim içerisine girmeli" dedi. Bana söz verdiğinde

 

"Mademki hepimiz bu hükümetin anayasaya aykırı hareket ettiğine eminiz, o halde 35. madde gereğince anayasayı da korumak bizim görevimizdir.

Eğer bir eylem planı yapılacaksa bu planın ne maksatla yapıldığının bilinmesi lazım.

Bu nedenle burada bir karar vermemiz gerekiyor"

dedim.

 

Genelkurmay Başkanı bana dönerek "her ikiniz de açıkça konuşmadınız ama söylemek istediğiniz şey olamaz ve bize çok zemin kaybettirir.

Yapacağımız başka şeyler var" dedi.

Ben de "Doğru söylüyorsunuz o telaffuz etmek istediğimiz şeyden başka da şeyler olabilir.

Mesela bu

hükümete bir alternatif yaratmak gibi.

Ama onun bile kararının verilmesi gerekir ki eylem planı ona göre hazırlansın."



Bu önerimi kabul etmedi.

O zaman boşuna akıntıya kürek çektiğimizi anladım. Niyetleri galiba bize bir şeyler yapıyor gözüküyor bizleri oyalamaktı.

Benden sonra Org. Şener ve Fırtına konuştular ve aynı ifadeleri kullandılar. Kararlılık göstermiştik. Genelkurmay Başkanı'nın rahatsız olduğunu

yüzünden okuyorduk. Bize yapılan takdimin sadece durum tesbitini Cumhurbaşkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a takdim edeceklerini

açıkladılar. Benim kanaatim yine de bu toplantı yerine mesaj vermişti. Kimse Genelkurmay Başkanı'ndan bir kalkışma talebinde bulunmadı ama

herkes için gittiği yere kadar gitmeye kararlı olduğumuzu (o da) gördü. Bundan sonra bizlere yaklaşımlarının daha değişik olacağını tahmin

ediyorum.

 



 
Aug
18
    

 

 flot yapan bloglar türedi flotlara dikkat 

 

 





 
Aug
01
    

 

 

"http://www.korsanhaber.com/images/haberler/01082008145211.jpg" grafik dosyası hatalı olduğu için gösterilemiyor.

TÜRKİYE Satranç Federasyonu’na bağlı, yaşları

11 ile 16 arasında değişen 6 kişilik Türk Milli Takımı, Okullararası Dünya Santranç Şampiyonası’nda birinci oldu



22-31 Temmuz’da 23 ülkeden 250 sporcunun katılımıyla 4’üncüsü gerçekleştirilen Şampiyona’da 11 Yaş Altı Grubu’nda Vahap Şanal, 9 tur sonunda 8,5 puan elde ederek Dünya Şampiyonu oldu. Aynı grupta yarışan
Batuhan Daştan ise üçüncülüğü elde ederek bronz madalya aldı. Takımımız, ABD, Endonezya, Peru, Kolombiya, Ermenistan, Hindistan, Çin, Moğolistan, Güney Afrika, Filipinler, Polonya, Rusya, Ukrayna, Zimbabwe,
HongKong, Avustralya, İsrail, Malezya, Singapur, Güney Kore, İran, Birleşik Arap Emirlikleri’nin yarıştığı şampiyonada bireysel kategoride de bir altın, bir bronz, takım kategorisinde ise yine bir altın bir bronz madalya aldı.

 



 
Aug
01
    

 

"http://www.korsanhaber.com/images/haberler/01082008155812.jpg" grafik dosyası hatalı olduğu için gösterilemiyor.

 

The Economist dergisi kapatma davası ile ilgili olarak,

“Yargıçlar bir felaket önledi ve Türkiye’nin AB’ye layık bir aday olabileceğini gösterdi”

yorumunu yaptı.



Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın kararın ardından yaptığı konuşmaya dikkat çekerek, “Bu defa sözlerine bağlı kalacak mı?” diye soran dergi, “Kilit bir test kabinede revizyona gidip gitmeyeceği olacak” diye yazdı. İngiltere’de yayınlanan The Economist dergisi, son sayısında Anayasa Mahkemesi’nin kararını hem başyazısında hem de bir haber analizinde değerlendi. Dergi başyazısında, “Yargıçlar, bir felaketi önledi ve Türkiye’nin AB’ye layık bir aday olabileceğini gösterdi” yorumunu yaptı. Anayasa Mahkemesi’nin sonunda “sağduyulu” bir karar verdiğini kaydeden dergi, hem yurt içinde hem yurt dışında davaya karşı bir “konsensüs” bulunduğunu belirterek, “İddianamenin başından beri politikti bu nedenle sık sık Türkiye’nin laik fundamentalistlerinin kalesi olarak görülen mahkemenin, dışındaki görüşlere o kadar hassas olduğunu göstermesi iyi bir işarettir” diye yazdı.

'BUNDAN BÖYLE NELER YAPILMALI?'
The Economist başyazısında bundan böyle yapılması gerekenler üzerinde de durdu. “Türkiye’nin, generalleri dahil, laik kurumlarının AK Parti’yi kabullenmesinin çok arzu edilir olduğu”nu belirten The Economist şöyle devam etti: Sayın Erdoğan’ın oluşumu elbette ki ılımlı İslami ve mükemmellikten uzak. Fazla hamilik gösterdi ve Türkiye’nin laiklerinin korkularına duyarsız kaldı. Ancak ehilli bir biçimde ülkeyi yönetti ve demokrasi kurallarına sadık olduğuna ilişkin tüm işaretleri verdi. İnandırıcı muhalefetin yokluğunda daha birkaç yılda hükümette kalması olasıdır.
İngiliz dergi, Başbakan Erdoğan’ın da mahkeme kararıyla uzlaşması beklentisini dile getirirken de, “Türkiye’nin laik gelenekleri vurabilecek başka yasalara yönelik planlarından vazgeçebilir. Muhalefet ve diğer ilgili taraflarla, 1980 yılındaki darbeden sonra hazırlanan, Türkiye’nin mevcut otoriter anayasanın gözden geçirilmesi ve güncelleştirilmesi için görüşmeleri başlatabilir” diye yazdı. Erdoğan hükümetinin ekonomiye de eğilmesi gereğinin vurgulandığı başyazıda, AKP’nin ekonomi sicilinin güçlü olduğu ancak bunda elverişli bir dünya ekonomi durumunun etkili olduğu belirtilerek, “Şimdi ise daha zor bir dönem var ve Türkiye, genişleyen cari açığı ve yükselen enflasyonu ile yine kırılgan görülüyor. Daha çok liberalizm, ekonominin dengede tutulmasına yardımcı olur” yorumu yapıldı.

'BATI DAHA ÇOK DESTEK VERSİN'
The Economist, başta AB olmak üzere, Batı’nın da Türkiye’ye daha çok destek vermesini istedi. AB’nin parti kapatma konusunda net bir mesaj vermesinin doğru bir yaklaşım olduğunu belirten dergi, “Şimdi ki mahkeme o adımı atmaktan sakındı, AB, Türkiye’yi daha olumlu bir biçimde cesaretlendirmeli” dedi. Dergi, başyazısına son noktaya koyarken de “Türkiye, Avrupa kulübü üyeliği için neden doğru bir aday olduğunu da gösterdi” ifadesini kullandı. İngiliz dergisi, Anayasa Mahkemesi’nin kararını da değerlendirdiği haber analizinde ise, kararın Türkiye’ye Mart ayından beri hakim olan kargaşaya son vermeye yardımcı olması gerektiğini belirtti.

'ORDUNUN ELİ'
Birçok kişinin iddianameyi “yargı darbesi” girişimi olarak
algıladığının kaydedildiği analizde, “AK Partiye karşı son manevralarda ordunun elinin bulunduğu açık” iddiasında da bulunuldu. “Ancak bu defa Türkiye’nin müdahaleci generallerinin küçük düşürüldüğü”nü de öne süren dergi, AKP’nin daha büyük bir çoğunlukla yeniden seçildiğini, Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanı olduğunu da kaydetti. Buna karşın The Economist, mahkemenin kararının AKP için “tam bir zafer olmadığı”nı vurgularken de, mahkemenin 11 üyesinden 10’unun partinin laiklik karşıtı faaliyetlerden suçlu olduğu yönünde görüş birliğine vardıklarını, sadece verilecek ceza konusunda farklı düşündüklerini kaydederek, “Karar, partiye, bölücü dini gündemini fazla öne sürmemesi yönünde sert bir uyarı olarak görülmeli” diye yazdı.

KABİNEDE REVİZYON BEKLENTİSİ
Başbakan Erdoğan’ın karar arkasından yaptığı açıklamaya dikkat çeken dergi, seçim sonrası konuşmasını da anımsattıktan sonra, “Bu defa sözlerine bağlı kalacak mı?” sorusunu da sordu. Dergi şöyle devam etti: Başbakana yakın kaynaklar yapacağını savunuyorlar. Kilit bir test kabinede revizyona gidip gitmemesi olacak. Laikler diyor ki ilk adım, okul kitaplarına İslam’ı enjekte etmeyi amaçlamakla suçlanan ve başsavcının siyaset yasağı talep ettiği 70 Ak Parti yetkilisi arasında bulunan tartışmalı Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’ten kurtulmak olmalı. Daha büyük bir test ise, 1980 darbesinden sonra generaller tarafından hazırlanan otoriter bir metin olan anayasanın, yeniden yazılması için yapılabilecek bir çabada muhalefete danışıp danışmayacağı olacak.


 
Aug
01
    

 

 

 

"http://www.korsanhaber.com/images/haberler/01082008163220.jpg" grafik dosyası hatalı olduğu için gösterilemiyor.


Rusya Devlet Başkanı Medvedev, yurtta yaşanan patlamada hayatını kaybedenler için Abdullah Gül'e başsağlığı diledi.


Rusya Federasyonu Ankara Büyükelçiliği tarafından yapılan bilgilendirmeye göre, Rusya Devlet Başkanı Medvedev, Cumhurbaşkanı Gül'e gönderdiği
taziye mesajında, 'Konya'da meydana gelen ve insan kaybına yol açan bir facia yaşandığını derin bir teessürle öğrenmiş bulunmaktayız. Özellikle çocukların ölümünden derinden sarsıldık.
Taziyelerimizi kabul etmenizi rica eder, hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı, yaralananlara da acil şifalar dilerim' ifadelerine yer verdi.





Antalya'daki durdurulamayan orman yangının ardından

Fethiye ve Ayvalık'ta da ormanlar alev aldı.



Fethiye'nin Kemer beldesinde orman yangını çıktı.
 
 
Şiddetli rüzgar nedeniyle büyüyen yangına 1 helikopter, 20 arazöz ve çok sayıda yangın işçisi müdahale ediyor.
 
Alınan bilgiye göre, Muğla'nın Fethiye ilçesine bağlı
Kemer Beldesinin Çakırlar mevkisinde bilinmeyen bir nedenle orman yangını çıktı. Şiddetli rüzgarın da etkisi ile büyüyen yangına 1 yangın söndürme helikopteri, 20 arazöz, çok sayıda orman işçisi ve bölgede yaşayan
köylü vatandaşların müdahale  ettiği bildirildi.Bir başka yangında Balıkesir'in Ayvalık ilçesine bağlı Küçükköy Belediyesinin çöp alanında çıktı. Yangının orman alanına sıçraması sonucu 5 hektar alan zarar gördü.

 



 
Aug
01
    

 

 

 Tatlıses'in 1997'ye kadar ERNK'ya 1,5 milyon dolar para yardımında

  bulunduğu ve yaralı teröristleri tedavi ettirdiği aktarılıyor

 

 "http://www.korsanhaber.com/images/haberler/01082008100904.jpg" grafik dosyası hatalı olduğu için gösterilemiyor.

İşçi Partisi'nde çıkan PKK belgesi:

Tatlıses bize 1,5 milyon dolar bağışladı...

 

Ergenekon üyelerine yönelik düzenlenen operasyonlarda ele geçirilen belge ve dokümanlarda birbirinden ilginç bilgiler yer alıyor.
 
Ergenekon üyelerine yönelik operasyonlarda ele geçirilen belge ve dokümanlarda birbirinden ilginç bilgiler yer alıyor.
 
İşçi Partisi binasında bulunan dokümanlar arasında terör örgütü PKK'nın siyasi kanadı olarak faaliyet gösteren ERNK'ya ait bir raporda örgüte yardım eden sanatçıların isimleri ve yapılan yardımın miktarları kayda alınmış. Zaman Gazetesi'nin haberine göre, belgede, İbrahim Tatlıses'in 1997'ye kadar ERNK'ya 1,5 milyon dolar para yardımında bulunduğu ve yaralı teröristleri tedavi ettirdiği aktarılıyor. İddianamede terör örgütünün sanatçı camiası ile olan ilişkileri 'Arenadaki Sanat ve Gladio Sanatçılar' başlıklı raporlarda yer alıyor. Belgelerde bazı sanatçıların terör örgütü PKK'ya yardım ettiğini gösteren dokümanlar ortaya çıktı. İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek'in irtibatlı olduğu tespit edilen terör örgütü PKK'nın siyasi kanadı ERNK'nın hazırladığı bir rapor yine İşçi Partisi binasında yapılan aramalarda ele geçirildi. Rapora göre Paris'te hayatını kaybeden sanatçı Ahmet Kaya, ERNK'ya 500 bin Alman Markı
yardımda bulundu. İbrahim Tatlıses'in ise hem bağış hem de fiili yardımlarda bulunduğu belirtiliyor. Raporda şöyle deniliyor: "Bilinen isimlerden Ahmet Kaya ve İbrahim Tatlıses gibi sanatçılara halk içerisinde büyük sempati duyulmaktadır. Ahmet Kaya ile ilişkilerimiz çok iyi olmasına karşın bu şahıs kapitalizmin güdümünde olması nedeni ile sadece partimize bağış niteliğinde konserler vermiş, süreç içerisinde 1992-1993-1994 yıllarındaki toplam yardım miktarı 500 bin markı bulmuştur. Oysa ki İbrahim Tatlıses kuru sözcüklerden ibaret olmayıp, icraatları, gerek yaptığı bağışlar ile gerekse de fiili birtakım yardımlarıyla oldukça göz dolduruyor."

İddianamede yer alan çarpıcı cümleler bununla da sınırlı değil. ERNK raporunda Tatlıses için, "Ayrıca bu şahsın deşifre olma korkusunu üzerinden atması için kendisini 'faşist' Türk Ordusu'na göz yumdurucu nitelikte parasal rüşvet vermesine de partimiz tarafından izin verilmiştir. Çünkü bu şahıs süreç içerisinde olduğu gibi bizim için uzun vadede de çok faydalı olacaktır. Hayatî endişesi nedeniyle mafyanın ve bazı grupların çatısı altına girdiğini bize ileten bu şahıs 'Kürdistandan' gönderilen yaralı arkadaşlarımızı da
himayesi altına alıp tedavi edilmelerini sağlamaktan kaçınmamıştır. Parasal destek olarak da kendisinden 1 milyon 500 bin dolar bağış alınmıştır. Bu meblağ Tatlıses'in 1997'ye kadar partimize yaptığı sadece parasal destektir." ifadeleri kullanılıyor. Adı Sauna çetesi operasyonuna da karışan İbrahim Tatlıses'in ismi 2.455 sayfalık iddianamede birçok kez geçiyor. Susurluk hükümlüsü Sami Hoştan ve çete lideri Sedat Şahin'le de telefon konuşmaları bulunduğu tespit edilen Tatlıses'in Veli Paşa'yla samimi olduğu hususu dikkat çekiyor. 25 Mayıs 2004 tarihinde Sedat Şahin ile yaptığı konuşmada ise şu diyaloglar geçiyor:

S. Şahin: Merhaba İbrahim, sana bişey soracam kafama takılıyor da sormadan edemeyecem, sen g.. müsün?

İ. Tatlıses: Kaç sefer aradım Sami (Hoştan) abiynen birlikte randevu aldık. Bir türlü şey yapamadık.

S. Şahin: Duydun işte şimdi, demek ki duymak zorunda bıraktın beni. Düşünürsen bulursun. Başka birşey demiyorum sana.

İ. Tatlıses: Ben aradım, kaç kere aradım.

 



 
Aug
01
    

 

 

Güngören'deki saldırının faili belli oldu...
Özay Şendir yazdı..

01.08.2008 09:01


BBC muhabiri Clivie Myrie'nin Kandil Dağı'nda Murat Karayılan ile yaptığı röportaj Güngören'deki bombalı saldırının failini de ortaya çıkardı.

 


BBC muhabiri,Karayılan'ın kendini ele veren sözlerini şöyle yazmış:

"It's possible we will start a campaign of attacks against economic and

military targets in Turkish cities," he told me, "if their soldiers continue

to attack us... we are prepared to do this."


Bu cümlenin Türkçe meali şu:

"Eğer Türk ordusunun bize yönelik saldırıları devam ederse, Türkiye kentlerinde askeri ve ekonomik hedeflere yönelik bir dizi saldırı başlatmamız mümkündür. Buna hazırız."


Sadece bu cümleye bakarak Güngören'deki patlama PKK'nın işi demiyorum.


Terör örgütü geçmişte de kan gölüne çevirdiği şehir eylemlerinin sorumluluğunu hiç üzerine almadı.


Bu tarz saldırılarda top hep TAK'a ya da açık adı Kürdistan Özgürlük Şahinleri adlı gruba atıldı.


TAK, kağıt üzerinde üyeleri eski PKK  mensubu olan ama buna karşın yönetim olarak PKK'dan bağımsız bir örgüt olarak gösteriliyor.
Oysa bu grubun PKK'ya ve hatta direkt Murat Karayılan'a bağlı olduğunu bu işleri biraz merak eden herkes biliyor.


Siz herhangi bir siyasi hedefi olmadığı halde silahlı propaganda yapan bir örgüt gördünüz mü?


TAK'ın, siyasi ya da sosyal, açıklanmış herhangi bir hedefi yok ama silahlı eylem yapıyor.


Sadece bu bilgi bile TAK'ın PKK'nın katliam taşeronu olduğunu anlamak için yeterli...


2004'te İstanbul'da iki otele eş zamanlı olarak düzenlenen saldırıları TAK üstlenmişti.


Kuşadası'nda turistlere yönelik bombalı saldırı,
Üç yıl önce Muğla civarında çıkan  orman yangınları,
Ve hatta daha çok çocukların gittiği internet cafe saldırısı bile bu grup tarafından üstlenildi.


Yayınladıkları bir bildiride

"Bizim için önemli olan hedeftir,orada asker mi var bürokrat mı yoksa sivil mi bakmayız" diyebilecek kadar gözü dönmüş bir katil sürüsünden söz ediyoruz.


İnsanların ölüme çağrıldığı o saldırıyı lütfen bu bilgiler ışığında değerlendirin.


Terör başının BBC muhabirine söyledikleri arasında ilgimi çeken bir başka cümle daha var:


Karayılan eylemlerinden söz ederken "Bizim de hatalarımız oldu" itirafında bulunmuş...


Hata deyip geçmeyin,yaptıkları hatalardan birinde Van'da içi zabıta memuru dolu bir aracı havaya uçurabilenlerden söz ediyoruz.
Ya da Diyarbakır'da dershane önünde bombalı araç patlatabilenlerden...

PKK'NIN ÇİFTLİĞİ VE STÜDYOSU  VAR

BBC muhabirinin Karayılan ile yaptığı röportaja dair izlenimler de en az sözler kadar ilginç.


Aradan geçen 8 yıla rağmen PKK, Afganistan'da Şah Mesud'un kamera içine saklanan bir silahla öldürülmesini unutmamış.
Karayılan PKK'ya röportaj verirken kendi kamera ve ışık sistemini kullanmış.


Röportaj Kandil Dağı'nda bir mağarada değil bir köyde yapılmış.
Köy nüfusunun tamamının PKK militanı olduğunu söylememe gerek bile yok herhalde...


BBC muhabiri  köyün yakınlarında sebze bahçeleri ve köyün içinde tavuk kümesleri olduğunu da gözlem olarak yazmış.


"Türk F-16'ları neden köyleri de vuruyor?"

diye soranlar acaba bu izlenimlerden bir sonuç çıkartmayı düşünürler mi?

 



 
Aug
01
    

 

Baktığı çocuğa tecavüz Kadın bakıcı her iki taraf da istedi diyor ama bakın çocuk kaç yaşında

 

Baktığı çocuğa tecavüz
Baktığı çocuğa tecavüz
01 Ağustos 2008 Cuma 08:27
Kadın bakıcı her iki taraf da istedi diyor ama bakın çocuk kaç yaşında?
Bakıcılığını yaptığı üç kardeşten 14 yaşındaki en büyüğüyle ilişkiye giren ABD'li kadın "Birbirimizi seviyoruz. 40 kez cinsel ilişkiye girdik" dedi..

ABD'de para karşılığı çocuklara bakıcılık yapan 25 yaşındaki Annette Martinez adlı kadın, bir müşterisinin 14 yaşındaki oğluyla ilişkiye girince tutuklandı. Bakıcı ve genç âşığının ilişkisi, çocuk annesiyle kavga edip Martinez'in yaşadığı eve taşınmasıyla ortaya çıktı.

AİLESİ ŞİKÂYET ETTİ

Çocuğun ailesinin şikâyeti üzerine gözaltına alınan kadın her şeyi itiraf ederek "Onunla birbirimizi çok seviyoruz. Bugüne kadar toplam 40 kez cinsel ilişkiye girdik. Ona âşığım. Yaşı ne olursa olsun bundan pişman değilim" dedi.

HAMİLE OLABİLİRİM

Polise ifade verirken hamile olduğundan şüphelendiğini belirten Martinez "Şimdiye kadar hayatımda hiç kimse bana, onun hissettirdiklerini hissettirmemişti" dedi. Çocuğun ailesi, üç çocuklarına bakması için tuttukları Martinez'in cezalandırılmasını istiyor.

 



 
Aug
01
    

 

 

Resim
 YÜKSEK ASKERİ ŞURA TOPLANDI
Resim ANKARA - Yüksek Askeri Şura (YAŞ), Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlığında Genelkurmay Başkanlığı Karargahı'nda toplandı.
Başbakan Erdoğan, Karargaha gelişinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt tarafından karşılandı.
YAŞ'ın Ağustos ayı olağan toplantısı, Çakmak Salonu'nda saat 09.55'te başladı.
Şurada, terfi sırasında bulunan albay, general ve amirallerin bir üst rütbeye yükseltilmesi, general ve amirallerin görev sürelerinin uzatılması ve emeklilik işlemleri ile disiplinsizlik ve ahlaki durumları nedeniyle Türk Silahlı Kuvvetlerinden (TSK) ayrılacak personel ve TSK'yı ilgilendiren diğer konular görüşülecek.
Genelkurmay Başkanı, kuvvet komutanları ile diğer general ve amiral atama işlemleri, Yüksek Askeri Şura faaliyetleri dışında, özel kanunlarla belirlenen esas ve usullere göre yapılıyor.
Şura çalışmaları, 4 Ağustos Pazartesi günü tamamlanacak.

YAŞ ÜYELERİ ANITKABİR'İ ZİYARET ETTİ
Yüksek Askeri Şura üyeleri, Başbakan Erdoğan'ın başkanlığında Anıtkabir'i ziyaret ettiler. Erdoğan'ın, mozoleye çelenk koymasından sonra Şura üyeleri saygı duruşunda bulundular.
Erdoğan, Anıtkabir Özel Defteri'ni imzalayarak şunları yazdı:
''Büyük Atatürk,
Yüksek Askeri Şuramızın değerlendirme çalışmaları için toplanmış bulunuyoruz. Türkiye sosyal, siyasal, ekonomik alanda attığı tarihi adımlarla ve reformlarla işaret ettiğin muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkma hedefini gerçekleştirme yolunda azimle ilerliyor. Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100. yıl dönümünde ülkemizin dünyanın en büyük ve en güçlü 10 ülkesi arasında yer alması için milletçe tam bir kararlılık içindeyiz.''
Şura çalışmalarına, öğleden sonra Genelkurmay Başkanlığı Karargahında devam edilecek.
 YURT BİNASI ÇÖKTÜ: 17 ÖLÜ

ResimKONYA - Konya'nın Taşkent ilçesine bağlı Balcılar beldesinde, bir vakfa ait kız öğrenci yurt binasının bir bölümü gaz sisteminden kaynaklandığı tahmin edilen patlamanın ardından çöktü. Yurdun çökmesi sonucu 17 kişi öldü, 27 kişi yaralandı.
Balcılar beldesinde, Kur'an kursu kız öğrencilerinin kaldığı yurt binasında, sabah 05.00 sularında şiddetli bir patlama meydana geldi. Patlamayla birlikte bina tamamen tahrip olurken bir bölümü de çöktü.
Balcılar Kurs ve Okul Talebelerine Yardım Derneğine bağlı olduğu belirtilen Özel Boğaziçi Ortaöğretim Kız Öğrenci Yurt binasında kaç kursiyerin kaldığı konusunda net bir bilgi verilmezken, bu sayının 35 ile 50 arasında olabileceği belirtildi.
İçişleri Bakanı Beşir Atalay, Devlet Bakanı Nimet Çubukçu ve Sağlık Bakanı Recep Akdağ, askeri helikopterle Konya'nın Taşkent ilçesine bağlı Balcılar beldesine geldi.
Yetkililer tarafından karşılanan bakanlara, yurt binasının çökmesi olayı ile ilgili son durum hakkında bilgi verildi.
İçişleri Bakanı Atalay, "Şu ana kadar bize verilen bilgilere göre 16 ölü 27 yaralı var. Göçük altında 4, 5, 6 civarında çocuk olduğunu sanıyoruz. Kesin rakamlar belli değil.''
Atalay'ın açıklamasının ardından enkazda devam eden arama kurtarma çalışmalarında bir öğrencinin daha cesedine ulaşıldı. Cesetler Hadim Devlet Hastanesine morguna kaldırıldı.
Başbakanlık Acil Durum Yönetimi Genel Müdürlüğünden yapılan yazılı açıklamaya göre, hayatını kaybedenlerden 10 kişinin isimleri şöyle:
''Elif Beyza Tuğyan, Fadimana Toz, Teslime Duran, Ümmünur Gümüştekin, Semra Ünal, Fadime Yazıcı, Leyla Semerci, Sema Bayram, Rukiye Sema Demirbaş, Hatice Doğru.
Sağlık Bakanı Akdağ ve Bakan Çubukçu, daha sonra yaralı olarak kurtulan öğrencileri kaldıkları hastanelerde ziyaret etti.
İlk olarak Konya Numune Hastanesine gelen Sağlık Bakanı Recep Akdağ ve Devlet Bakanı Nimet Çubukçu, hastanede tedavileri süren yaralı öğrencilere geçmiş olsun dileğinde bulundu.
Akdağ ve Çubukçu, daha sonra Dr. Faruk Sükan Doğum ve Çocuk Hastanesi'ne geçerek buradaki yaralı öğrencileri de ziyaret etti.
Akdağ, ziyaret sonrası yaptığı açıklamada, Konya Numune Hastanesi ve Dr. Faruk Sükan Doğum ve Çocuk Hastanesi'nde toplam 12 hastayı ziyaret ettiklerini söyledi.
Ziyaret ettikleri hastaların içinde hayati tehlikesi bulunan öğrenci olmadığını ifade eden Akdağ, ''Konya'daki yaralılardan yanıkları olan iki hastanın Ankara'ya nakledildiğini öğrendim'' dedi.
Bu sabah gerçekleşen olayın herkesi üzdüğünü, olayın ardından sabahın erken saatlerinde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatıyla Bakan Atalay ile Balcılar'a gittiklerini anlatan Akdağ, şunları kaydetti:
''Orada gerekli incelemeler yaptık. Ailelerle görüştük. Bakanımız Beşir Atalay halen bölgede. Biz de yaralıları ziyaret ettik. Olay meydana geldikten kısa süre sonra bölgedeki jandarma, peşinden Türkiye'de özel olarak yetiştirdiğimiz medikal sağlık kurtarma ekiplerinin olay yerine ulaştığını ve gerekli müdahaleleri yaptığını öğrendik. Bu ekipler sadece Konya'da değil Türkiye'nin her bölgesinde yetiştirdiğimiz toplam 2 bin 500 kişilik bir grubu oluşturuyor. Çok iyi eğitim almış ekipler. Gerekli tatbikatları onlara yaptırıyoruz. Eğitimlerini zaman zaman tekrarlıyoruz. Bunlar gönüllü sağlıkçılardan oluşan ekipler. Enkaz altında da müdahale yeteneği olan ekipler.''

"YURDUN DİYANET İLE HİÇBİR BAĞLANTISI YOK"
Devlet Bakanı Mustafa Said Yazıcıoğlu, Konya Taşkent'teki yurdun çökmesiyle ilgili olarak kendisine ulaşan bilgilerin, ''yurdun Diyanet İşleri Başkanlığı ile hiçbir organik bağlantısının olmadığı şeklinde'' olduğunu söyledi.
Milli Eğitim Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliğinden yapılan yazılı açıklamada, çöken yurdun bakanlığın kayıtlarında olduğu, ancak dernek tarafından Konya Valiliğine gerekli belgeler gönderilmeden ek bina yapıldığı bildirildi.
Bir dernek tarafından 27 Eylül 2000 tarihinde açılan Ortaöğretim Erkek Öğrenci Yurdunun bakanlığın kayıtlarında olduğu, denetimleri ve diğer belgelerin tetkikinden yurtla ilgili soruna rastlanılmadığı ve ortaöğretim öğrencilerinden başka kimsenin kalmadığının rapor edildiği kaydedildi.

Antalya'da orman yangını
ALEVLER ÇAKIŞ KÖYÜ KUZEYİNE İLERLİYOR

ResimANTALYA -
 Antalya'nın Manavgat ve Serik ilçeleri arasında çok sayıda köyü de etkisi altına alan yangın şimdi de Çakış köyünün kuzeyindeki dağlık alana doğru ilerlemeye başladı.
Orman Bölge Müdürlüğü Basın Sözcüsü Aydoğan Türedi, bu bölgede sıkıntı yaşadıklarını belirterek, dağlık alandan Çakış köyüne doğru ilerleyen alevleri durdurabilmek için güçlerini bu bölgeye kaydırdıklarını söyledi.
Bu arada alevlerin Sarıabalı köyünün Çiftlik mahallesine ulaştığı, burada seralar ve tarım alanlarının bazılarının yandığı bildirildi.
Türedi, daha önce ihtiyatlı bir şekilde ifade edilen yangının 4 bin hektar alanda etkili olduğuna ilişkin açıklamalarla ilgili ise, ''Evet. Artık, yangının 4 bin hektar alanda etkili olduğunu söyleyebiliyoruz'' dedi.
Geniş bir alanda devam eden yangın nedeniyle tarlalar, seralar, hayvan barınakları ve 70'e yakın evin kullanılamaz hale geldiği, hayvanların da telef olduğu belirtildi.
Vali Vekili Hasan Özhan ise akşam saatlerinde yangını kontrol altına almayı umut ettiğini söyledi.
Bu arada Göynük beldesinin kuzeyindeki Göynük Kanyonu'nun üst kısımlarındaki Babasuyu mevkisinde dün çıkan orman yangınının da devam ettiği, yangına 25 kişilik ekip ve 1 helikopterle müdahale edildiği bildirildi.

OKULLAR VATANDAŞLARA AÇILIYOR
Bu arada Antalya Valiliği Kriz Masası, Serik ilçesine bağlı Yukarıkocayatak beldesindeki Yatılı İlköğretim Bölge Okulu öğrenci yurdu ile Serik ilçe merkezindeki Gazi Yatılı İlköğretim Bölge Okulu yurdunun evleri, yanan ya da köylerini terk etmek zorunda kalan vatandaşların kullanımına açma kararı aldı.
Öte yandan, Sarıabalı köyünde yaşayan Ali Sarı adlı kişiden de uzun süredir haber alınamadığı öğrenildi. 

FETHİYE'DE ORMAN YANGINI
MUĞLA - Fethiye'nin Kemer beldesinde orman yangını çıktı.
Şiddetli rüzgarında etkisiyle büyüyen ve yaklaşık 10 hektarlık ormanlık alan ve tarım arazisinde etkili olan yangına, 2 yangın söndürme helikopteri, 22 arazöz, çok sayıda orman işçisi ve vatandaş müdahale ediyor.
Muğla Orman Bölge Müdürlüğü yetkilileri, yangının bölgede bulunan Yaka Köyü'nün tehdit ettiğini belirttiler.

 İHRACAT YÜZDE 30,90 ARTTI

ResimMUĞLA - Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre, Türkiye'nin 2008 yılı Temmuz ayı ihracatı geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 38,77 artışla 12 milyar 268 milyon dolara yükseldi.
TİM Başkanı Oğuz Satıcı, Muğla'da Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen'in de katıldığı toplantıda, Temmuz ayı ihracat rakamlarını açıkladı.
Satıcı'nın açıkladığı verilere göre, Temmuz ayı ihracatı geçen yılın aynı dönemine göre, yüzde 38,77 artarak, 12 milyar 268 milyon dolar olarak gerçekleşti.
Ocak-Temmuz dönemi ihracatı ise yüzde 36,51 artışla 79 milyar 424 milyon dolara ulaştı.
Son bir yıllık ihracat da yüzde 30,90 artışla, 127 milyar 207 milyon dolar olarak gerçekleşti.
Otomotiv sektörü temmuz ayında 2 milyar 475 milyon dolar ihracatla liderliğini korurken, bunu 2 milyar 247 milyon dolarla demir-çelik ve 1 milyar 511 milyon dolarla hazır giyim ve konfeksiyon sektörü izledi.

 RAKİPLER BELLİ OLDU

ResimLYON -

Avrupa Şampiyonlar Ligi 3 üncü ön eleme turu kuraları İsviçre'nin Nyon kentinde çekildi.


Fenerbahçe, ilk maçta 2-0 yendiği

 

 

Macaristan'ın MTK Budapeşte takımını elemesi halinde, bir

üst turda FC İnter Bakü (Azerbaycan)-Partizan Belgrad

(Sırbistan) eşleşmesinin galibiyle karşılaşacak.

Sarı-lacivertli takım, ilk maçını deplasmanda oynayacak.


Galatasaray, 2. torbada yer aldığı kura çekiminde,

Romanya'nın Steaua Bükreş takımıyla eşleşti.

Sarı-kırmızılılar, ilk maçını Ali Sami Yen Stadı'nda yapacak.


3. ön eleme turunda, ilk maçlar 12-13 Ağustos tarihlerinde,

rövanş mücadeleleri ise 26-27 Ağustos tarihlerinde

oynanacak.

 


UEFA Kupası'nda mücadele eden Beşiktaş, 3 ayrı torbanın

bulunduğu kurada, güney torbasında yer aldı.

Bosna

Hersek'in Siroki Brijeg takımıyla eşleşen siyah-beyazlı

takım, ilk maçını deplasmanda oynayacak.


UEFA Kupası'nda final maçı, 20 Mayıs 2009 tarihinde

Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadı'nda yapılacak.