The Economist dergisi kapatma davası ile ilgili olarak,
“Yargıçlar bir felaket önledi ve Türkiye’nin AB’ye layık bir aday olabileceğini gösterdi”
yorumunu yaptı.
|
Başbakan
Recep Tayyip Erdoğan’ın kararın ardından yaptığı konuşmaya dikkat
çekerek, “Bu defa sözlerine bağlı kalacak mı?” diye soran dergi, “Kilit
bir test kabinede revizyona gidip gitmeyeceği olacak” diye yazdı.
İngiltere’de yayınlanan The Economist dergisi, son sayısında Anayasa
Mahkemesi’nin kararını hem başyazısında hem de bir haber analizinde
değerlendi. Dergi başyazısında, “Yargıçlar, bir felaketi önledi ve
Türkiye’nin AB’ye layık bir aday olabileceğini gösterdi” yorumunu
yaptı. Anayasa Mahkemesi’nin sonunda “sağduyulu” bir karar verdiğini
kaydeden dergi, hem yurt içinde hem yurt dışında davaya karşı bir
“konsensüs” bulunduğunu belirterek, “İddianamenin başından beri
politikti bu nedenle sık sık Türkiye’nin laik fundamentalistlerinin
kalesi olarak görülen mahkemenin, dışındaki görüşlere o kadar hassas
olduğunu göstermesi iyi bir işarettir” diye yazdı.
'BUNDAN BÖYLE NELER YAPILMALI?' The Economist başyazısında bundan böyle yapılması gerekenler üzerinde de durdu. “Türkiye’nin, generalleri dahil, laik kurumlarının AK Parti’yi kabullenmesinin çok arzu edilir olduğu”nu belirten The Economist şöyle devam etti: Sayın Erdoğan’ın oluşumu elbette ki ılımlı İslami ve mükemmellikten uzak. Fazla hamilik gösterdi ve Türkiye’nin laiklerinin korkularına duyarsız kaldı. Ancak ehilli bir biçimde ülkeyi yönetti ve demokrasi kurallarına sadık olduğuna ilişkin tüm işaretleri verdi. İnandırıcı muhalefetin yokluğunda daha birkaç yılda hükümette kalması olasıdır. |
İngiliz
dergi, Başbakan Erdoğan’ın da mahkeme kararıyla uzlaşması beklentisini
dile getirirken de, “Türkiye’nin laik gelenekleri vurabilecek başka
yasalara yönelik planlarından vazgeçebilir. Muhalefet ve diğer ilgili
taraflarla, 1980 yılındaki darbeden sonra hazırlanan, Türkiye’nin
mevcut otoriter anayasanın gözden geçirilmesi ve güncelleştirilmesi
için görüşmeleri başlatabilir” diye yazdı. Erdoğan hükümetinin
ekonomiye de eğilmesi gereğinin vurgulandığı başyazıda, AKP’nin ekonomi
sicilinin güçlü olduğu ancak bunda elverişli bir dünya ekonomi
durumunun etkili olduğu belirtilerek, “Şimdi ise daha zor bir dönem var
ve Türkiye, genişleyen cari açığı ve yükselen enflasyonu ile yine
kırılgan görülüyor. Daha çok liberalizm, ekonominin dengede tutulmasına
yardımcı olur” yorumu yapıldı.
'BATI DAHA ÇOK DESTEK VERSİN' The Economist, başta AB olmak üzere, Batı’nın da Türkiye’ye daha çok destek vermesini istedi. AB’nin parti kapatma konusunda net bir mesaj vermesinin doğru bir yaklaşım olduğunu belirten dergi, “Şimdi ki mahkeme o adımı atmaktan sakındı, AB, Türkiye’yi daha olumlu bir biçimde cesaretlendirmeli” dedi. Dergi, başyazısına son noktaya koyarken de “Türkiye, Avrupa kulübü üyeliği için neden doğru bir aday olduğunu da gösterdi” ifadesini kullandı. İngiliz dergisi, Anayasa Mahkemesi’nin kararını da değerlendirdiği haber analizinde ise, kararın Türkiye’ye Mart ayından beri hakim olan kargaşaya son vermeye yardımcı olması gerektiğini belirtti. 'ORDUNUN ELİ' Birçok kişinin iddianameyi “yargı darbesi” girişimi olarak |
algıladığının
kaydedildiği analizde, “AK Partiye karşı son manevralarda ordunun
elinin bulunduğu açık” iddiasında da bulunuldu. “Ancak bu defa
Türkiye’nin müdahaleci generallerinin küçük düşürüldüğü”nü de öne süren
dergi, AKP’nin daha büyük bir çoğunlukla yeniden seçildiğini, Abdullah
Gül’ün Cumhurbaşkanı olduğunu da kaydetti. Buna karşın The Economist,
mahkemenin kararının AKP için “tam bir zafer olmadığı”nı vurgularken
de, mahkemenin 11 üyesinden 10’unun partinin laiklik karşıtı
faaliyetlerden suçlu olduğu yönünde görüş birliğine vardıklarını,
sadece verilecek ceza konusunda farklı düşündüklerini kaydederek,
“Karar, partiye, bölücü dini gündemini fazla öne sürmemesi yönünde sert
bir uyarı olarak görülmeli” diye yazdı.
KABİNEDE REVİZYON BEKLENTİSİ Başbakan Erdoğan’ın karar arkasından yaptığı açıklamaya dikkat çeken dergi, seçim sonrası konuşmasını da anımsattıktan sonra, “Bu defa sözlerine bağlı kalacak mı?” sorusunu da sordu. Dergi şöyle devam etti: Başbakana yakın kaynaklar yapacağını savunuyorlar. Kilit bir test kabinede revizyona gidip gitmemesi olacak. Laikler diyor ki ilk adım, okul kitaplarına İslam’ı enjekte etmeyi amaçlamakla suçlanan ve başsavcının siyaset yasağı talep ettiği 70 Ak Parti yetkilisi arasında bulunan tartışmalı Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’ten kurtulmak olmalı. Daha büyük bir test ise, 1980 darbesinden sonra generaller tarafından hazırlanan otoriter bir metin olan anayasanın, yeniden yazılması için yapılabilecek bir çabada muhalefete danışıp danışmayacağı olacak. |
"kendinize âid olanı inkâr ederseniz birileri size karşı kullanır. "

